Kayıtlar

#eskişehir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SARICAKAYA, MİHALGAZİ VE MAYISLAR TARAFLARI-3 (Bozkırın Aynasından Oraların Yeşilliklerine)

Resim
   Köprüden sonra yolun kıyısında birkaç, yaprağından arınmış, gümüşi selvi kavakları ve nar çalıları ve birkaç ak elma ağacından başka tüm meyve ağaçları meyvelerini devretmiş. Yolun kaşına yakın yerlerde birkaç küme nar çalısından soluk, çatlak nar kırmızısı, o kıraçlığı renklendiriyor. Su yatağının izlediği yerlerde uzun boylu gümüşi selvilerden yola kadar sürülmüş, düz birkaç tarla ve birçok sera naylonunun parıltısı oraları dolduruyor. Sarıcakaya'nın bölünmüş caddesi bir sükuneti sağıyor, ileride evlerin sıklaştığı yerlere kadar bu sükunet sokuluyor. Bir lokantanın oradan yukarı tırmanıyoruz, farkındalık eğitimi planındaki Sarıcakaya Ortaokuluna yöneliyoruz, çıktığımız yolun okula yakın yerlerini genç zeytinler sıkça tutuyor, bunlar ancak on beş yaşında, okulun bahçesini de varsıl kılmış herdem yeşil duran zeytinler, Sağlık Alanı Öğretmeni Satı Hanım minibüsten iniyor, okulun ıssız bahçesinden dönüp aşağıya, palmiyelerle bölünmüş, temiz bir cadded...

SARICAKAYA VE MİHALGAZİ TARAFLARI-2 (Bozkırın Aynasından Oraların Yeşilliğine)

Resim
Sarıcakaya 27 Haziran 1957 tarih ve 9644 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7033 Sayılı kanunla ilçe oluyor ve bu ilçeye 15 köy bağlanıyor. Bu köylerden Danişment köyü Eskişehir merkez nahiyeden ve diğer 14 köy Mihalgazi nahiyesinden alınıyor. Sarıcakaya Osmanlı kayıtlarında Sarıcakaya adıyla yer almıyor.  7033 Sayılı Kanunun ekli cetvelinde, Kazanın Adı: Sarıcakaya, Kazanın Merkezi: Sarıkaya olarak belirtilmiş.  Sultanönün de kayıtlarının bulunduğu 1530 tarihli 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri kayıtlarında Laçin köyü, Küplü köyü, yine Küplü köyü nam-ı diğer Bey-Timur karyesi olarak da geçtiği, Danişment köyü, Bey (Bel) Güney köyü, Alp-Oludguz'dan sonraları Alpogot'a evrilen Alpogot köyü, Yayla-seyre iken Beyyayla köyü olan, Ilıca karyesi, Ilıca Değirmeni, Ilıca-viran karyelerinden bazıları da bugünkü Sakarılıca köyüne işaret etmeli, yine bugün Sarıcakaya'nın bir mahallesi olan Sarılar da 1530 kayıtlarında Saru-alan karyesi veya Saru-öküz(Okuz-Oğuz) mezrası...

ESKİŞEHİR İLİ SEYİTGAZİ İLÇESİ YAPILDAK, OYNAŞ, (Bozkırın Aynasına Yolculuk, Han Tarafları-3,2)

Resim
  Orman köylüklerinin göç etmemesi, var olan el sanatlarının ve geleneksel uğraşlarının, kendi kendilerine yetmelerini sağlayacak biçimde gözden geçirilmesi, sürdürülebilirlik için eğitimin buna göre düzenlenmesinin yararı anlatmakla bitmez.   İleride sanki dağ kadar tepelerin başlarını tutmuş kaya bayraklar, buralarda, bundan sonra yolumuzu yeşilin, hala yemyeşil ormanların içinde yer yer beliren kayalar ve bazı yerlerde yatak, söğüt popülasyonlarının kucaklaştığı düz, sulağımsı meralar, bazı menzillerde tarihi köyler manzarası betimliyor. Köylerde bizi kiremitli çatıların bilindik renkleriyle soluk toprak renkli kalın avlu ve ev duvarları, çift kapılı, avlu kanatlıları... Arada bir de renkli kent evlerine benzeyen, yalnız yazları gelinecek evler yalınlığı ve ıssızlığı. Yolumuzun ilerlediği tekmil vadi düzlüğüne oralara başka bir varsıllık katan yeşil, karaçam ormanları çıralı mis havasını aşağılara yolluyor. Zaman zaman indirdiğimiz arabamızın açık camından bu kali...

ESKİŞEHİR İLİ HAN İLÇESİ (Bozkırın Aynasına Yolculuk, Han Tarafları-1)

Resim
Nahiye-i Oynaş, tamamı kaza-i Barçınlu 1530 kayıtları HAN'IN ADININ KAYNAĞINA DAİR HAN (Hüsrevpaşa) (16.yy. Barçinlu, Hanbarçin) (1924 : Bayat, Hanbarçin) (1940 : Han), 1528'de kaza unvanıyla Karahisâr-ı sâhib Anadolu eyâletine bağlı. Kazalığı 1870'e kadar sürüyor. Sonra nahiyeliğe geriliyor, 1954'te Çiftelere bağlı kasaba oluyor ve tekrar 1990 yılında Eskişehir'e bağlı kaza oluyor. Osm. Yer Ad. Sözl. Barçınlıhan, İpekhan anlamında, Hanbarçin da Han yerleşmesindeki Barçınlı sülalesi, sonraki yy.'lara, söyleyişteki kolaylıktan bir Han adı kalmış. 1530 kayıtlarına göre Han kazasının 100 kadar köyü var, Çifteler, Mahmudiye'nin neredeyse tamamı, Seyitgazi'nin ve Emirdağ'ın bazı köyleri burayla ilişkili. O zamanlar Oynaş nahiyesi de Han'ın. Cevdet Türkay'ın Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar adlı eserinin 195'inci sayfasında; Barcın, Barcınlı-Barcınlu, Barçınlı, Barçıllu, Barçınlu başlığında, Karahisar-ı sahip sancağı Türkman ...

ESKİŞEHİR İLİ SEYİTGAZİ İLÇESİ KÜMBET KÖYÜ (Bozkırın Aynasına Yolculuk, Han Tarafları-3)

Resim
438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defterinin  202. sayfasında Barçınlu(Eskişehir ilinin bugünkü Han ilçesi) kazasına bağlı olarak geçen Künbed karyesinde 12 hane ve 44 nefer bulunmakta, hasılat veya hasıl da 1874 akçe kaydı Kümbet adının 1530'lu yıllardan önce varlık gösterdiğine kanıt.  Bu tarihi yerleşmenin içinde bulunan tabelada, Deliklikaya, Kümbet Asarkale, Kırk Merdivenler, Berberini Kilisesi, Körestan Nekropolü, Selçuklu Kümbeti, Arslanlı(Salon) Mezarı, hepsi veriliyor, hepsi aynı yönde. Bu tabela, Seyitgazi ilçesi Kümbet açık hava müzesine hoşgeldiniz der gibi. Selçuklulardan önce de kadim bir yerleşme olan tarihi Kümbet köyü, Kümbet köyünün çıkışındaki görkemli yol manzaralarına, biraz daha gidince doğanın oralara armağan ettiği bir yontma sanatlar tablosu başka bir manzara ekliyor, Eskişehir'e 85 km, Seyitgazi'ye 42 km uzaklıkta varlık gösteren bu manzaralar karmaşası ufukları tutan orman yeşilliğinden insanı alıyor. Mezarlığında Osmanlıca yazılı, ...

ESKİŞEHİR İLİNİN MİHALIÇÇIK VE YUNUSEMRE TARAFLARI-1

Resim
Eskişehir ilinde bir yıldır görev yapmama rağmen il merkezine 90 km. kadar uzaklıkta bulunan tarihte Ankara ile daha çok ilişkisi bulunan, içinden geçen kuyu gibi derin deresini iri yaprakları hafif sararıp yırtılmış ceviz ağaçlarının ve ikindi güneşinin tüm berraklığıyla yaprakları sonbaharı resmeden uzun boylu selvi kavaklarının doldurduğu, bir güney yamaçların güneç yerleşmesi özelliği gösteren Mihalıççık ilçesine bugün görev icabı ilk defa gidiyorum.    Sivrihisar 68, yeni yollardan Ankara 178 km. buraya.  Yukarılarını yüksek tepelerin bozulmuş orman alanlarıyla tuttuğu ilçeden çıkıp aşağılara doğru daha genç, birkaç kiraz bahçesinin varlık gösterdiği, alçak anızlarından kurtulmuş, son güz yağmurlarıyla tava gelip sürülmüş ve ekimi yapılmış, yapılmakta olan daha sürülememiş geniş kır tarlaların bir yerlerinde ve yol kıyısında buraların orman bölgesine işaret kater kater yığılmış tomruk, kereste dolu geniş bir açık depodan sonra ileride çok dönemeç...

ALIÇ AĞACI-1

Resim
Bu Ağaç Fidanı Dikimi Mevsiminde Alıç Ağacı Üzerine Duygu ve Düşünceler-1 Bu ağaç dikimi zamanı Günyüzülü İsmail Düzgün'le bir fidan alışverişi gerçekleştirdik. Eskişehir'in Günyüzü ilçesinden olup mili eğitim çalışanlarımızdan olan personelimiz, bahçesi olduğunu, bahçede, ceviz, ve değişik meyveler bulunduğunu, fındığı çok merak ettiğini ve fındık fidanı aradığını, Karadenizli oluşumdan olmalı fındık fidanı isteğini aktardı.  Amasya, tam Karadeniz özelliği göstermez, yarı yarıya, belki daha çok İç Anadolu özelliği de gösterir, fındık bizim oralarda dağlarda yabani olarak tutunmuştur, gerçek Karadeniz'in tombul fındıklarının da yetiştiği Zonguldak Çaycuma'dan temin edebiliriz, şubatın sonlarıydı arkadaşım İsmail İlhan tarafından gönderilen fındık fidanları gelince İsmail Düzgün çok sevindi. Günyüzü taraflarının bitki örtüsü üzerine konuşurken tarlalarda ve yaylalarda alıcın da olduğu bilgisini öğrenince, alıç üzerine söyleşimizi derinleştirince, cins, kırmızı, ...

EKİŞEHİR'DE KIŞ MEVSİMİ

Resim
Eskişehir'den uzun bir kış geçiyordu, kar beyazı günleriyle Biz işimizde gücümüzde. Sonra buzul yalnızlığı sabahlarında silik beton binalarda gezinmeyen yalancı güneş. Yanık ağaçlarında uzun bir güneşsizlik. ve arabaların camlarında buz cemekleri,  Kırılan buz İçeride buğulanan cam olsun Soluğum savrulur karanlık sabahlarda. Eskişehir'de yazı yaban kış. Üzerinde mavi bir battaniye, altında kalın bir minder. Öyle sevmiş ki gelene geçene sıcak bakışlarını Eskişehir'in bu akbaş çoban köpeği. Sıcak evlere bağlı zamanlar, Dolu mekanlar, Boğuk ve donuk sokak lambaları. Salkım söğütler buz ve kar salkımı Çamların pürçeklerinde billurlaşmış kar tanelerinin kardeşliği.  Açık dükkanlarda balıkçı tezgahları. Donmuş tüm mahlukat. Balıkçıların elleri renk vermiş, tutarken parayı. ve çok fiyakasız şapkaları. Etraflarında akan kediler. Sündiken Dağlarından Kütahya Dağlarından uzun bir ayaz oturmuş. Buzul zamanlarıyla Eskişehir. Ol...

Eskişehir Han İlçesi Yazılıkaya Köyü

Resim
BOZKIRIN AYNASINA YOLCULUK BOZKIRIN AYNASINI GÜNEY TARAFLARDA ÇEVRELEYEN YAZILIKAYA TARAFLARI ÇİFTELERE DOĞRU-1- Bozkırın Aynasını Güney Taraflarda Çevreleyen Yazılıkaya Taraflarından Han'a Uğramadan Çifteler Üzerine  1530 tarihli Osmanlı kayıtlarında Yazılıkaya Yaylaları olarak ifade edilen coğrafyadayız. Bu kaya tepeler, bazı bölgelerde çam ve ardıçlıkların içinde haki yeşile, yüzlerce dalgalı kaya yamaçlarında iklimin ve insan emeğinin yarattığı pencere, kapı ve in görünümlü taş resimlere dönüyor.  Friglerin antik yolu bereketli dar vadilerde egzotik bir coğrafyaya giriyor buralarda, kadim uygarlıkların inanç ve devletlerinin güç gösterilerinin dalgalı panolarını izleyip kayalardan b eslenen sağlam çamlıkların ıslıklarını dinleyip temiz havasını soluyoruz açık camımızdan durmaksızın. Son güze kadar güz kızılına evrilmiş, güneydeki meşeler, gökyüzünü tutan koyu bulutların matlığında kiremit rengini alıyor, yeşil bir tepenin tam üzerinde koyu bulutları iyice yırtılmış bir yer...

ESKİŞEHİR'E GÜZ GELİR

Resim
ESKİŞEHİR'E GÜZ GELİR Dökülürken at kestaneleri,  Eskişehir'e güz gelir. Bir düzgün mahalle Sümer'in kaldırımlı yollarına cephe kaldırımdaki at kestanelerini geçen uzun boylu her daim yeşil ağaçlar.  Birisinde buzun arkasında kalmış değişik bir yeşil Mavi ladin Kırmızı ladin Yeşil ladin Avrupa ladini Sibirya ladini Doğu ladini Yemyeşil çimleri biçilmiş her zaman. Sarmaşıklarda, güllerde güller. Sararan ve güz kızılı bir sarmaşık yaprağı Sümer mahallesinin büyük evlerinin bahçelerinde  bahçıvanlarla davara gitmeyen köpekler  yeler Sümer mahallesi yolum üzeri. Yollarına yaprakları kızarıp kızarıp upuzun düşen at kestaneleri Dokunur yapraklara süpürgesini upuzun çalan çöpçü Sevmişler tarladan kalma kuvvetli toprakları... Dirayetli bir belediye başkanı bu verimli topraklara imar vermiş olmalı seksenlerde Yaşlı cevizler,  Elmalar, Kirazlar, Vişnelik Bir de Kanlıkavak... Tarlalardan kalmış olmalı Ben...

Bozkırın Aynasına Yolculuk/Eskişehir'in Seyitgazi Tarafları-5

Resim
Bozkırın yalın aynasında tarihten manzaralar karmaşası, bu kervan yolları üzerindeki menzillerde ve kavşaklarda biçimlenmiş kadim yerleşmelerde Seyit Battal Gazi Külliyesine yayılan mistik musikiyi, burayı ziyarete gelenlerin oturup çay kahve içmeleri meşhur haşhaşlı katmerlerinden yemeleri amacıyla belediyenin üç yıl önce faaliyete geçirdiği Seyir Teras Kafenin teraslardaki bölümü dinliyor. Burası güzün soluk güneşini iyi alsa da ince bir soğuk, kapıları ve camları kapatılmış mutfak kısmına servis penceresi olan ve otantik düzenlenmiş salona çekiyor. Salona girince insana iyi gelen bir sıcaklık tüm bedeni ısıtıyor.  Salonun ilerisindeki masalardan birine mutfak kısmına bakar halde oturup bir çay söylüyorum. Mutfak bölümünün orada duran genç, çayı getiriyor. "Havalar erken mi soğudu, bu sene?" "Evet, birden soğudu, güneş de var ama soğuk esiyor, ekim gelmeden kapıları pencereleri kapatıp bugün ilk defa sobayı yaktık," diyor. "Kafeniz sıcakmış....

Bozkırın Aynasına Yolculuk/Eskişehir'in Seyitgazi Tarafları-4

Resim
Yamaca sonradan yapılmış merdiveni bitirip külliyenin kalın duvarları ile dev kemerli giriş kısmının başladığı tarihi yapının taş zeminine bastığım noktada hem sıllık kazanıyor, tekmil yamaç ağaçlandırılmış. tarihi kervan yolu üzerinde bulunan derbent adından bozulduğunu sandığım, Derebenek Mahallesini hem de Eskişehir'den şehre gelen yolu görecek bir bakacak oluyor ve şehre yukarıdan bakıyor, burası... Yapının etrafı genellikle çam ağaçları ile daha da bir var Tam güneşi çeken bir noktada olmama rağmen havada ince bir soğuk var. Dört kalın kemerin, kalın duvarlara yüksekçe baktığı ve bir kale kapısını andıran hem basamaklar hem de az eğimli bir rampa ile tarihi yapının ihtişamı içinde ilerlerken yüksek yer, tepe kültü kavrayışıyla tarihin değişik zaman dilimlerinde buraya eklene eklene geniş bir alanı tutan tasavufi bir müzik tüm yatırların bulunduğu yerlerde ve Kırklar Meydanında yankılanıyor. Bir mistizm var burada. Derviş, çekeceği çileye aşık olurmuş, çi...

Bozkırın Aynasına Yolculuk/Eskişehir'in Seyitgazi Tarafları-3

Resim
Tarihi dokusuna uygun olarak restore edilmiş Çarşı Camii nin kuzey tarafından da fotoğraflar alarak "Seyit Battal Gazi Külliyesine Hoş geldiniz" tabelasıyla, bölgeye, yakın tarihte karakolluk da yapmış, harap bir bina ve Tekkenin doruğunu etrafındaki ağaçlarla tuttuğu dik bir yamacı kucaklayan yeni yapılmış iki katlı, beyaz renkli yapının hakim olduğu temiz ve bu saatlerde güneşi eksiksiz bir sokakta ilerliyorum.  Terk edilmiş karakol binasının giriş kapısında 1948 yazıyor, kullanılmayan bina solsa da bahçesinden dışarı taşan ağaçlar capcanlı, hayat ağaçlarının geniş yaprakları güneşte parıldıyor. Sokak, çok gitmiyor, birden dikleşip yükselen ve yer yer tepenin içindeki kaya damarları yüzeyde belirgin hale gelmiş bu coğrafi elemanın aşılması amacıyla birçok basamağı bulunan bir beton yolda hem çıkıyor hem de kıyıları tutan kanaatkar hayat ağacı, Anadolu bozkırlarındaki tarlaların süslerden, değerli yemişlerden biri olan bir aya kadar ipe dizme ve yem...

Bozkırın Aynasına Yolculuk/Eskişehir'in Seyitgazi Tarafları-1

Resim
Düzlüğünde ve belli bir yükseltiye kadar zeytin bahçeleriyle zeytin ormanlarına dönen, oralara yukarılardaki çamlıklarla her daim yeşillik katan aşağılarda ovada kış sebzelerini yetiştiren verimli bahçeleriyle ve bu düzlükleri yalayan denizle manzaralar karmaşası bir coğrafyadan yaylaları ve dağları aşarak Anadolunun içlerine doğru mekanları yaşam alanı olarak seçip de kısa yolculuklara başlayınca coğrafya bir aynaya dönüyor. Buraların her yeri bir aynanın yüzü gibi yalın duruyor ve birbirine çok benziyor, Bazı yerlerde, yalnızca, aynanın sırı kavlamış... bu sırrı kavlayan yerlerde, oraya daha iyi bakmak ve silik, karışan görüntüleri anlamak, tarihte ve günümüzde coğrafyayı kadim yerleşmelere durduran insan eylemlerini, kültürünü daha yakından anlamak için bu uçsuz bucaksız Anadolu bozkırının aynasında yolculuğa çıkıyorum. Buralarda ilk yolculuğum, Seyitgazi taraflarına... Eskişehir'in genç genç kent ormanları var. Eskişehir'in genç kent ormanlarından geri...