Kayıtlar

#gamerdinhanı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Niğde ili Ulukışla Yeniyıldız Köyü-8

Resim
YENİYILDIZ'DA ÇATALKOYAK ÇEŞMESİ-8-   (...) Baharları ipek bir yeşil. Tarlalarda kabaran ekinler, Tekilcanlar, yemlikler, yaban baklaları ve gelincikler, Gocaçamın ıslıkladığı tüm mahlukat. Sararırken tarlalar, eğilirken başak, tatlanırken Eskiköyde üzümler Yüksek ve berrak göğünün altında çok romantik bozkır geceleri. Duvarındaki taşlara değer yıllar. Unutulur, Tarsus'un Yanıkkışla köyünden Mehmet Çavuş,  Buranın mimarı Hacı Usta unutulur. Taş oluğuna dökülen su ömrünü sınar. Ve bilir kimlerin geçtiğini Ve bilir kimlerin yorgun argın su içtiğini Unutulmaz.  Durur, aynasında bozkırın. Önünü kadim bir çoban gibi tutan yastık başlı Gocaçamın son hali vurur aynaya. (...) Burhaniye, 03 Mart 2019, Seyfettin Ceylan 

Niğde İli Ulukışla İlçesi Yeniyıldız Köyü-1-

Resim
YENİYILDIZ'DA ÇATALKOYAK ÇEŞMESİ-1- -Gamerdin yelinin ve kışları tipinin ıslığa durdurduğu yastık başlı Gocaçam kadim bir çobandır, Çatalkoyak Çeşmesine su içmeye gelen hayvanlara- Su kaynağı, doğanın insanlara bir armağanıdır. Bu kaynaklar, insanların süreç içinde bir bölgeye, yere yerleşmelerinde can alıcı bir etken olmuş ve insanların orada kalmalarının devamını sağlamıştır. Doğanın bu önemli armağanını insanoğlu daha kullanılır ve daha kullanılışlı duruma getirmek için su kaynaklarının akışını değiştirmiş ve ekonomik gücü ölçüsünde hayalindeki çeşmelere pınarları durdurp ıssız, uğranılmayan kuytu yerleri uğranılır kılmıştır. Su, hayattır. Suyun olmadığı yerde ne köyden ne de köycülükten söz edilebilir. Köylerin ilk evleri hep bir içme suyu kaynağının yanına kurulmuştur. Köy içindeki sular da Burna'da ilk evin nereye kurulmuş olacağına ve orada hangi sülalelerin yerleştiklerine önemli bir ipucu olacaktır. Tarihi Gamerdin Hanının yaklaşık üç yüz metre güneybatı yön...

Niğde İli Ulukışla İlçesi Yeniyıldız Köyü-5-

Resim
YENİYILDIZ'DA ÇATALKOYAK ÇEŞMESİ-5- -Gamerdin yelinin ve kışları tipinin ıslığa durdurduğu yastık başlı Gocaçam kadim bir çobandır, Çatalkoyak Çeşmesine su içmeye gelen hayvanlara ve eskiden oralarda seken harman kuşlarına- (...) Bu çam ve emekle, Hacı Ustanın taş işçiliği ustalığıyla oralarda soluyan Çatalkoyak Çeşmesi, yaz gecelerinin yüksek, berrak ve yıldızlı gecelerinde akan ışığa keser, bu sırada içini tutmuş buğday kellelerinin bozkır türküsü bir yandan durmaksızın şafaklara kadar akan ışığın oralarda yarattığı parıltısı bir yandan önce taş duvarına çarpıp duru suyuna durmaksızın akar, oradan da Gocaşamın beyaz gövdesini gümüşi bir renge verir, bu renk hafif kırtışlarla suya karışır, bunların şavkı birbirini yıkar bir güzel sevişirler, söyleşirler sabahlaradek... Tatlanmaya başlayan üzüm bağlarını kontrolden gelen uzun kuyruklu kınalı tüylü bir tilkinin sinsi, şaşkın ilerleyişi olgunlaşmış buğdayları devirerek, kırılan sap hışırtısıyla bu iki arkadaşın sevişmes...

Niğde İli Ulukışla İlçesi Yeniyıldız Köyü-6-

Resim
YENİYILDIZ'DA ÇATALKOYAK ÇEŞMESİ-6- -Serbest nazım- (...) İçilir, saylardan gelir soğuk suyu. Üç yöne durmadan düşen bir gölge Gocaçam. Senin korumanda. Tükendikçe kış kütükleri... Gölgeler, kalabalık ve dağlara çekilmiş. Şimdi, iki köyün ıssız yolunun kıyısında, Harmanları da biçerdöverler kaldırmış. Boşuna gelmiş harman kuşları. Durur, bozkırın kocaman aynasında silik bir hayal gibi. İki, bilemedin üç kiraz bahçesi düşmüş aynaya... Evvel zaman lafı olur da İz bırakmaz mı at kızakları Gelmez mi kubaşık fiiller mevsimi Yaşanmaz mı sanki iştirakiyye Ortalık ısınır, çok serindir. Önce orakçılar sığınır. Koşar, saman sarısı harmanlarının tozu. Başka kıtalardan göçmen kuşlar gelir. Harman kuşları gelir. Güzel keklik taşının kesildiği kayada öter. (...) Burhaniye, 28 Şubat 2019, Seyfettin Ceylan (fotoğraflar: Muzaffer Yücel, Yeni Yıldız)

Ulukışla İlçesi Yeniyıldız Köyü-2-

YENİYILDIZ YAZILARI-2- -Hala kahvehanelerinde Kuzey Torosların odunları ile Cırlayuk Suyu’ndan çay demlenir- Kılan, Kocaardıç ve Kamerdin yönünden karları kaldırıp kanallar halinde köye sürükleyen, evlerin toprak damlarını yalayıp köyün dar sokaklarına, meydanına kristalize olmuş karları savurup bazı yerlere birçok kürtük atan oradan karşıdaki evlerin toprak duvarlarını karla sıvayan, çatılı evlerin çatısını sökecekmiş gibisine korkunç çarpma sesleri ile saran, dere kıyılarında yamaçlarla yarışan kavakların çıplak dallarını karıştırıp buza çeviren tipinin insanlara ve hayvanlara korku salıp  onları bir araya toplayan haşin sesi, g eniş bir çanakta üç küçük derenin kıyısındaki düzlüklerini ve iki burnu tutan köyü terk edeli üç saat kadar oluyordu. Köy, derin bir sessizlikle evlerinin ışıklarını da karartmıştı. Bir iki bacadan cansız yanan sobalarının son dumanları belli belirsiz üfleyip köyün aşağılarına kayıp sokak lambalarının aydınlığını durmaksızın emiyordu. Gündüzleri ...