Kayıtlar

#köselerköyü etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Amasya İli Gümüşhacıköy İlçesinin Köseler Köyüne Güz Yazıları-1

Resim
(Yaprakları Sarı Eylüller Kadar Sararmış Gurşan Dede'deki, Göğdere'deki, Kabaklı Seki' deki, Suçıkan'daki, Gısığın Ötesindeki, İndere'deki Hamur Kirenlere, Hamur Gibi Olmuş Armutlara) Taş duvarlarıyla kadim köylük yerlerdendir Köseler. Mevsimler dallarından gelir oranın, mevsimler dallarından gider oranın. Kızarırken ormanların çevrelediği Köseler Coğrafyası, güz kızıllığı, sarı yaprak, sarı eylülden sonra ayvalar, aluçlar, sarı bir yonuz eriği, bal armutlar ve ahlatlar tarihi ve katıksız tatlarla emek dolu günlere durur. Gısıktan öte bir kirenlik vardır, Gurşan Dede'de bir kirenlik vardır, sararıverir güz güneşleriyle. Gurşan Dede güneçtir, taşlık rengi hep gridir, taşlıkların biriktirdiği suların beslediği müthiş bir yeşillik kaplar oraları baharları ve yazları, güneç olmasına rağmen hemencecik susamaz, mevsimler isirinlerin, kirenlerin, pelitlerin, ardıçların dallarından sıyrılıp inerken ve zaman sivri taşların üzerinde sekerken ilk güzle ki...

Kendir ya da Kenevir Üretimi Sonrası Unutulan Kültür Kalıntıları Üzerine-3-

Resim
Kendir ya da Kenevirle Gelip Bunun Üretimi Sonrası Unutulan Kültür Kalıntıları Üzerine-3- Kenevire kendir derler bizim oralarda, Köseler köyü de Amasya ve Gümüşhacıköy köylükleri de kendir der, kenevire. Doğum yerim olan ve çocukluğumun bir bölümünün geçtiği Gümüşhacıköy ilçesine bağlı Köseler köyünü çeşitli yönlerden ele alıp uzun yıllarda hazırladığım ve 2008 yılında bastırdığım Yayla Yolları-KÖSELER KÖYÜ kitabından bakalım kendir konusuna.     “Tütün, kendir, ayçiçeği, haşhaş ve şeker pancarı yörenin önemli sanayi bitkilerindendir.” Bunların bazıları evvelde kasa da böyledir. “Kendir Gölleri:  Bu göller köyün değişik su kaynaklarının olduğu yerlerde oluşturulmuştur. Kendir gölleri biraz insan emeği ile kullanılır hale getirilmiş. Bu amaçla iki kendir gölü Suçıkan’da açılmış. Bu kendir gölü, Hıdır Ceylan’ın tarlasının üstünde olup suyu olduğu yerlerden çıkar. Bir adet çaydan yararlanılarak Göğdere dolaylarında, bir adet de yine çayın suyundan yarar...

Gümüşhacıköy Köseler Köyü-3-

Resim
Köseler'de Gürleyik-2 O coğrafyada ailelerin vazgeçilmez yardımcısı bir eşek, yolun kıyısındaki yeşillik alanda yayılıyor. Eşeği yolun kıyısına örüklemişler. Eşeğin örüğü, yolun öbür geçesine geçmiş. Yaklaşınca çalışanlara kornayla bir selam iletiyoruz. Tarladakiler çalışmayı bırakarak selamımızı alıp arabamızdan tarafa bakıyorlar. Örüklü kara eşek de çayırdan başını kaldırıp bize bakıyor. Fiğ tarlasının karşılarında bir haşhaş tarlası. Haşhaşlar iyice kabuklanmış. Bazıları da kurumak üzere. Haşhaşların kelleleri irice. Tütünlükler de var oralarda. “Vay be!” deyip tütün tarlasını gösteriyorum. “Burada her şey olur: nohut, mercimek, yulaf, fig, arpa, buğday, mısır, hatta ayçiçeği bile..” diyor Hamza Pehlivan. Biraz daha gidip yolun bitimine yakın bir yerde arabamızı durdurup iniyoruz. “Nerede Gürleyik, geldik mi?” diyorum. Hamza Pehlivan: “Şu önümüzdeki dere: Yağlıpınarındere. Geçenlerde Çallovlu’nun Albay’ın motur şuradan devrilmiş. İyi ki ölen mölen olmamış. Moturu süren ...

Gümüşhacıköy Köseler Köyü-2-

Resim
Köseler Köyünde Gürleyik Geçen kış babamla annem Çaycuma’ya yanımıza gelmişlerdi. Köseler kitabı çalışması için onlara Köseler’i anlattırıyor, ben de notlar alıyordum. Köseler’in dağlarını, tepelerini, derelerini anlatırlarken Odalıkaya’nın, İn Deresi’nin, Gürleyik’in ilginç yerler olduklarını hissettirecek biçimde masalsı bir anlatımda bulunuyorlardı. Bu anlatım bende “Gürleyik’i görmeliyim,” fikrini bir tutkuya dönüştürmüştü, çünkü İn Deresi ve Odalıkaya’yı çocukluğumda görmüştüm ve oraları hayal meyal hatırlıyordum. Gürleyik’i görmeliydim. 12 Temmuz 2007’nin ikindi saatlerinde Kozakçı tarafı gezisinden hemen sonra Hamza Akbaş(Pehlivan) ve Maman’ın Sadık ile Köprübaşı’ndan hareket edip Ekinalağan yoluna düştüğümüzde batı yönünden güneş otomobilimizin ön camına vuruyordu. Dik, küçük taşlı ve birkaç keskin virajlı, dar toprak yolda zar zor yürüyen arabamızın çekişten düşmesini önlemek için klimayı çalıştırmıyorduk. Hava sıcaktı. Biz arabanın içinde durmadan terliyor ve ter...

Gümüşhacıköy Köseler Köyü-1-

Resim
KÖSELER AKLIMDAKİ BAHAR  Mart'ta açan sarı çiğdemler savmak üzeredir, mor menekşelerle dağlar bahara hazırlanır artık.  Nisanda küçük yapraklarıyla uyanır tekmil ağaçlar...  Kirenler, direşken, kavi ve zeytin ağacı gibi uzun yaşamayı sever. Sağlam,  kuzeyde yer yer yeşil yosun bağlamış  ve her an soyunacakmış gibi duran gri bir gövdeyle  sarı, yayla çiç eği sarısındaki çiçeklerini, göğe bir çelenk gibi kaldırır, başka yerlerde zuval, eğren, kiren ve kızılcık diye de söylenen bu ağaç.  Oralar gelecek aya sarhoş bir coğrafyaya koşar.  Köseler  evlerinin duru, cılız, ev dumanları, Sazak Deresine, Köprübaşına, aşağıda Çetinönü'ne ve Gısık'ta Eğserükkayanın önüne çöker. Sonra hafif bir öğlen yeli bunları dağlarına aşırır.  İnsanlar Köseleri çevreleyen bahçalara dökülür, güneşli taş duvar diplerine, kanatlı önlerine durur, söylenecek söyleşileri ile. Bu zenginlik ender bir zenginliktir ve yaşanır... Berrak bir gök ...

Senli Yazılar-1-

Resim
 KÖSELER'DE BİR ÇEMBERDİR HAYAT Göçmez, tarlada tırpan dişer yığının gölgesinde Tezek ne kadar yaylacı bir söz Baltalar teslim edilirken yaz bahara Keşenlerin tozu, tozdan arkadaşlarla bildik bayırlarda kalmış hep Kırıldı kağnının mazusu bile Namlı öküzlerin boyunduruğu moturun garajında asılı Mühendislikte mi okuyordunuz o yığını taşırken harmana Hayaliniz taş duvarların önünden geçerken bastonları ile bir bir Taçları bin yürek sızısı ile bölüşülmüş Küçük gelinin evinde ceviz sanduklarda üç etekleri, bind allıları Orak harman armutlarının kokusu evleri almış hala Yayladan gelir, eşeğinin heybesi hep dolu Şimdi ceviz karası, ellerin kınası Sabahları cevizler yuvarlanır yamaçlardan İki cebim onardan yirmi ceviz alır Bu köyde hangi çocuk matematiği sevmez Birazdan karlı dağların belinde aluç dağları Arpalıklardaki işgalci evlerin uzağında bacası tüten gerçek evler... Kuşattıkça kış Masallar ocakbaşlarıyla gölgelenir Bacadan girer kahramanın biri/ Kapıyı kapatır...

Köseler Köyü Şiiri

Resim
Evvel zaman içinde ne taylar büyümüş. Zehir gibi bir kış kıyamet Köseler Dağlarında ılkı. Koyun kuzu, meşakkatli, mazlum. Saman kıtlığında çığır tepip gökçe dermiş babamgil.   Köseler Dağlarında güz yellerine çoban ateşi aydevekleri.  Çobanlık etmiş köylülerim Bir zamanlar yaylaya çıkmış bacı kardaş. Kuşburnuna, pancara, aluca, öncek kuşanmış annemgil. Şimdi savruluyor evler Şimdi göçe konu evler. Şimdi Köseler’de özlemler.   Çaycuma, Mayıs 2007, Seyfettin Ceylan