Kayıtlar

#seyfettin ceylan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KIRK ÇINAR KORULUĞU "BİR YATILI OKUL HİKAYESİ"

Resim
(...)Yabanıl hayatın da sürdüğü ve sürekli Bartan Çayı’na akan Gocanaz Çayı özünden ve yukarılardaki yaylalardan, ormanlardan okuyucuya getirdiğim pencereyi, söz açtıklarımı, bir bavulda bulduğum Kurucu Müdür Seyfi Bey’in Toprak Renkli Acıbaldiyarı Kasabası Defteri’nden kurguladım. Sonra bu eseri “Ağaç” rumuzuyla yarışmaya gönderdim. Yol Akademi Aylık Edebiyat Yarışmaları 2024, yazdıklarımı, teknik yönden roman türünün özelliklerini taşıyıp taşımadığı ve beğeni süz gecinden geçiren Edebiyat Kurulu’na ve edebiyat emekçilerine, katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Mythos Kitap bastı. https://www.yolakademiyayinevi.com/urun/kirk-cinar-korulugu/ Eskişehir, Seyfettin Ceylan, 01.11.2024

ÇUBUK İLÇESİ AŞAĞIEMİRLER (KÖYÜ) MAHALLESİ-1

Resim
Ortak malları, yaylaları, koruları, meraları, ekinlikleri ve su kaynaklarıyla üretim için etkinliğe durmuş köyler, başlı başına bir varlık. Bu köy yerleşmeleri, ya coğrafi bir elemandan, ya kurucu aileden, ya bilinen bir yapıdan, ya da toprak özelliğinden doğal oluşumla bir adlandırma ile adını alıyor ve tarihe adıyla izler bırakıyor. İçinde yaşayanlarca da bu adlandırma ve adın ortaya çıkışı, bir yerde tarihi merak konusu oluyor. Tarihte ilişkili olduğu idari yapılandırma, bazen de adı ve tüzel kişiliği bir mahalleye evrilse de adı, adının kaynağı, tarihi, kültürü, değerleri merak konusu olabiliyor. "Şu an köyle çok bir bağlantımız olmasa da zaman zaman gidiyoruz, dağlık bir coğrafyadayız, Çubuk ilçesine bağlı, Aşağıemirler, herhalde Oğuzların Eymür boyundan olmalı," diyor, Canan Doğan. "O zaman Yukarıemirler de vardır." "Evet, var." diyor. "Bir kayıtlarına bakayım Çubuk köylüğü mü tarihte?" diyorum. 1530 tarihli, 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet...

EYLÜL-2-

(...) ayvalardan önce armutlar, incir harmanları getirir, üzüm mevsimi eylül. Ege'de yeşilinden zeytinler kırılır Kamyonlar gelir incir harmanına eylülde elekten geçer günlerimiz, borçsuz günlerimiz üstünde kalır kamyonlar onu bırakıp gider kentlere tüccar düzeninde ederi bile bilinmez üretmenin salça, domates lekesi sıçramış ekmek evlerine, tandır damlarına Orta Karadeniz'in dağ köylerinde keçi kızılcasından sabahlara kadar pekmez kaynatılır tanıdığım şairler, soluk yapraklı lirik defterler ucu açıldıkça kısalan kurşun kalemler taşır. her seferinde hüzünlü kelimelerle konuşurlar her yerde hayatı, ölümü ve aşkı bekleyen şairler çıkar gelir. ve herkes eylüle çıkar gelir okullar açılır eylül bir kavşaktır herkes bu kavşağa gelir Eğitim Fakültesinde heybende defterlerinle sen çıkar gelirsin eylül gelince sen gelirsin sen gelince günler kısalmaya iyice başlar eylül bir kavşaktır bir ders yılına başlarız aynı okulda okullara koşar serin sabahlarda uzun, karanlık gölgeler buluşuruz ö...