Kayıtlar

#yarımca etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MEB AKUB İLE ESKİŞEHİR TEPEBAŞI YARIMCA TARAFLARI-1

Resim
  (Bozkırın Aynasından Oraların Güz Renklerini Alıp Cumhuriyet'in 100. Yılına Veriyoruz) Yarımca'nın yamaçlarına yeni açılmış, az virajlı ve düzgün yoldan çıkıyoruz, bir süre sonra yolun iki tarafı sık meşe ormanlarıyla ilerliyor, meşeler o kadar yüksek boylu değil, yola yakın düz, yatak yerlerde açılmış küçük parçalardan ibaret yayla tarlaları. Tarlalar sürülmüş, orman toprağı kadar kara ve kuvvetli duruyor, bu toprak, tırmandığımız güney yamaçların beyaz, benekli, boz, çıplak yamaçlarının rengine hiç benzemiyor, buralarda meşelikler toprağı, toprak meşelikleri besliyor. Dağın üzeri dalgalı bir meşe denizi, sağa sola ilerleyip gidiyor göz alabildiğine. Tüm küçük tepelerin, tüm küçük yamaçların, tüm yatak yerlerin üzerine gelen mevsimle bir kahvelik, bir karışık sarılık, bir hafif kızıllık, bir güz kızıllığı, sol tarafımızdaki yamaçların az bir yerine bir ikindi güneşi sağ tarafımızdaki yamaçların çok yerine bir buğulu, belki biraz ılık ekim ayının cansız güneşinin aydınlığıyla...

SARICAKAYA VE MİHALGAZİ TARAFLARI-2 (Bozkırın Aynasından Oraların Yeşilliğine)

Resim
Sarıcakaya 27 Haziran 1957 tarih ve 9644 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7033 Sayılı kanunla ilçe oluyor ve bu ilçeye 15 köy bağlanıyor. Bu köylerden Danişment köyü Eskişehir merkez nahiyeden ve diğer 14 köy Mihalgazi nahiyesinden alınıyor. Sarıcakaya Osmanlı kayıtlarında Sarıcakaya adıyla yer almıyor.  7033 Sayılı Kanunun ekli cetvelinde, Kazanın Adı: Sarıcakaya, Kazanın Merkezi: Sarıkaya olarak belirtilmiş.  Sultanönün de kayıtlarının bulunduğu 1530 tarihli 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri kayıtlarında Laçin köyü, Küplü köyü, yine Küplü köyü nam-ı diğer Bey-Timur karyesi olarak da geçtiği, Danişment köyü, Bey (Bel) Güney köyü, Alp-Oludguz'dan sonraları Alpogot'a evrilen Alpogot köyü, Yayla-seyre iken Beyyayla köyü olan, Ilıca karyesi, Ilıca Değirmeni, Ilıca-viran karyelerinden bazıları da bugünkü Sakarılıca köyüne işaret etmeli, yine bugün Sarıcakaya'nın bir mahallesi olan Sarılar da 1530 kayıtlarında Saru-alan karyesi veya Saru-öküz(Okuz-Oğuz) mezrası...

SARICAKAYA, MİHALGAZİ VE MAYISLAR TARAFLARI-1 (Bozkırın Aynasından Oraların Yeşilliklerine)

Resim
  Yarımca'nın yamaçlarına yeni açılmış, az virajlı ve düzgün yoldan çıkıyoruz, bir süre sonra yolun iki tarafı sık meşe ormanlarıyla ilerliyor, meşeler o kadar yüksek boylu değil, yola yakın düz, yatak yerlerde açılmış küçük parçalardan ibaret yayla tarlaları. Tarlalar sürülmüş, orman toprağı kadar kara ve kuvvetli duruyor, bu toprak, tırmandığımız güney yamaçların beyaz, benekli, boz, çıplak yamaçlarının rengine hiç benzemiyor, buralarda meşelikler toprağı, toprak meşelikleri besliyor. Dağın üzeri dalgalı bir meşe denizi, sağa sola ilerleyip gidiyor göz alabildiğine.Tüm küçük tepelerin, tüm küçük yamaçların, tüm yatak yerlerin üzerine gelen mevsimle bir kahvelik, bir karışık sarılık, bir hafif kızıllık, bir güz kızıllığı, sol tarafımızdaki yamaçların az bir yerine bir sabah güneşi sağ tarafımızdaki yamaçların çok yerine bir buğulu, belki biraz ılık ilk kış ayının cansız kış güneşinin aydınlığıyla yazdan ve tekmil bir güzden kalan güz hüznü, son ayların kırağılı günlerini...