Kayıtlar

YAKUP KÖYÜ Merzifon (Phamizonum) Ovası’nda Tarihi Bir Köy KİTABI EKŞİ SÖZLÜK VE ULUDAĞ SÖZLÜK KIVAMINDA MI?

“Köyün tarihi, aslında her şeyin tarihidir: suyun, taşın, ağacın, oyunun, barışın, mezarın ve niyazın.” (Yakup Köyü - Merzifon Ovası’nda Tarihi Bir Köy, Seyfettin Ceylan) “Tarihe karışmanın ve zamanında yazmamanın hüznü ile yazıldı bu kitap. Geriye, kalırsa yazılanlar kalır.” Orada bir köy var. Uzakta değil. Tam şuramda. Kalemimden dö külmekte burada… “Eski Anadolu’da avlağı, Dede Korkut’ta agayıl olarak geçer, ağıl. Bu deyiş, eski Türkçe’de doğrudan doğruya ağıl şeklinde söylenirdi. Kaşgarlı Mahmud’un eserindeki bir atasözünde, ‘Ağılda oğlak toksa, arıkta otı öner!’ böyle geçiyordu ağıl,” Eski Türkçe’de ağıl sözü köy an lamına gelirken Arapça’dan karye sözü Eski Türkçe’deki ağıl’ın yerini ve daha sonra da karyenin yerini Farsça’da köşe bucak anlamına gelen küy alır. Köy sözü nereden gelirse gelsin dilden dile farklı ifade edilse de köylerin yeryüzünün her tarafında bir işlevi vardır, bu yerleşmeler sos yal toplumsal yapılardır. Bu yapılarda en başta üretim için örgütlenilmiş...

KIRK ÇINAR KORULUĞU "BİR YATILI OKUL HİKAYESİ"

Resim
(...)Yabanıl hayatın da sürdüğü ve sürekli Bartan Çayı’na akan Gocanaz Çayı özünden ve yukarılardaki yaylalardan, ormanlardan okuyucuya getirdiğim pencereyi, söz açtıklarımı, bir bavulda bulduğum Kurucu Müdür Seyfi Bey’in Toprak Renkli Acıbaldiyarı Kasabası Defteri’nden kurguladım. Sonra bu eseri “Ağaç” rumuzuyla yarışmaya gönderdim. Yol Akademi Aylık Edebiyat Yarışmaları 2024, yazdıklarımı, teknik yönden roman türünün özelliklerini taşıyıp taşımadığı ve beğeni süz gecinden geçiren Edebiyat Kurulu’na ve edebiyat emekçilerine, katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Mythos Kitap bastı. https://www.yolakademiyayinevi.com/urun/kirk-cinar-korulugu/ Eskişehir, Seyfettin Ceylan, 01.11.2024

Yaz Gelmiş

Güzel, bir sarmaşıksa!/ Bir yaprak daha eklensin yeni sürgünlerinde yapraklarına./ Sürsün sürgünleri./ Dökülmesin, çoğalsın yeşil yaprakları./ Vazgeçmeyen bir sarmaşıktır./ Gökleri mavi olsun./ Geçse de yıllar,/ Yüzün, bildiğim yüzüne benzer./ Doğum günün kutlu olsun. ... Temmuz 2024

ÇAYCUMA'DAN ZURNA SANATÇISI SEYFİ USTA GEÇTİ

Resim
Öğretmenevinin önündeki genç ve kalabalık çınarlara hiç benzemezdi, O, Çaycuma'nın tarihi üç çınarından birine benzerdi, o kadar azdı, oralarda. Çaycuma'ya, Çaycuma'nın anlamlı günlerine, eylemlerine, Çaycuma'nın tekmil güzel zamanlarına icra ettiği bir çocukluğumuzun düğün evlerindeki haylaz ıslığıydı. Müzik; Anadolu'nun Adıyaman'ından, Antep'inden, Akçaabat'ından Sivas'ından, Kars'ından, Iğdır'ından taşıdığı repertuvarı, kubaşık fiillerde el ele oynanan halaylarda resmolurdu, yanık ve neşeli ezgisi. Eylemlere umut dererdi. Ulusal bayramlara coşku... Seyfi Usta çalınca hepimiz Anadolu, hepimiz kahraman... Herkes halkçı olurdu. Seyfi usta halk müziğiydi, hem de çalgının en yalın haliyle en kadim halk çalgılarıyla... Yalındı onun çalgıları da giyimi kadar, gülüşü kadar... Yalınlıkta hilesiz, yanıltmasız, ışıksız perdesiz çoşturmak ve eğlendirmek zordur. Seyfi Usta coşkuda, neşede ciğerini delerdi, Çaycuma'nın. Çağlar ötesinden, ...

AMASYA MİSKET ELMASI-3 

Resim
Misket, mecazen, küçük kesim, yuvarlak ve sertçe anlamıyla Amasya'da yetişen elmanın sıfatı durumunda., Amasya misket elması, birleşik isim. Bu elmanın güzel kokusunu anlatmak bakımından misk+et= misk kokulardan, misket.  Bu meşhur elma hakkında çok şey söylenir, ben de memleketim dışında çok şeyduydum. Bir zamanlar gerçek elma bahçelerini, ev önlerinde gerçek elmaağaçlarını gördüğüm, gölgesinde oturduğum, oraların rüzgârında sallanandalından yere düşen ham, olmuş, kurtlu elmalarından yediğim, bu dev elmaağaçlarının kesilip sökülüp yerlerine çokça met edilen yabancı menşeli elmalarınaldığı, bildiğim bazı bahçe, ev önlerinde ve yol kıyılarında tutunan bu elmahakkında ne yazmışım? Doğrudan bu elmayı yazmasam da, bir hatırlama, özlemduyma, memleket mekânlarındaki görsel betimlerin girdiği dizelerimi, yazılarımıtarih sıralaması gözetmeksizin Amasya misket elması bakımından gözdengeçiriyorum. 13AMASYA MİSKET ELMASI VE KEKLİK  İNSANLAR, YAŞADIĞI COĞRAFYADA VARLIK GÖSTEREN ŞEYLERDENY...

AMASYA MİSKET ELMASI-1

Resim
                           -Her gıda, kıymetli madenlerden daha değerlidir, elmalar kırmızı mücevherlerden daha değerlidir-   Bahsedeceğim elma, memleketim Amasya’nın adıyla bilinen çok meşhur bir elmadır. Çarşıda, pazarda, manavda, marketlerin meyve bölümünde çok güzel elmalar görürüm. Elmayı evvelden beri çok sevdiğimden en alımsız elmalar bile bana hem dalında hem de satış noktalarında hep alımlı gelir, alımlı diye satın aldığım bu elmalardan bazıları evde bir iki gün içinde kepekleniverir ve bir pekmez tadı verir. Böyle olmuş, kızarmış, kepekli elmayı yemektense dalında ham elmayı hep tercih ederim.  Elmanın sirkesini de severim, pekmezini sevmem, aslında hiçbir meyvenin pekmezini sevmem. Pekmez bana çok tatlı gelir, bayıverir.     Elma öyle mi, hele de Amasya misket elmasını yemek. Amasya elmasının hiç kepeklendiğini görmedim, çürür de kepeklenmez . Eğer toplanırken yaralanmamışsa ser...

AMASYA MİSKET ELMASI-2

Resim
  Bu meşhur elma hakkında çok şey söylenir, ben de memleketim dışında çok şey duydum. Bir zamanlar gerçek elma bahçelerini, ev önlerinde gerçek elma ağaçlarını gördüğüm, gölgesinde oturduğum, oraların rüzgârında sallanan dalından yere düşen ham, olmuş, kurtlu elmalarından yediğim, bu dev elma ağaçlarının kesilip sökülüp yerlerine çokça met edilen yabancı menşeli elmaların aldığı, bildiğim bazı bahçe, ev önlerinde ve yol kıyılarında tutunan bu elma hakkında ne yazmışım? Doğrudan bu elmayı yazmasam da, bir hatırlama, özlem duyma, memleket mekânlarındaki görsel betimlerin girdiği dizelerimi, yazılarımı tarih sıralaması gözetmeksizin Amasya misket elması bakımından gözden geçiriyorum.     6   (...) Yolların vuslat ettiği kaç şehir geçtim./ Kaldım, ikimizin bilmediği bir şehirde/ Şimdi, bir cebimde şairlerinden özlem şiirleri/ Bir cebimde hüzün şiirleri/... (…)Şimdi, yağmurun güzelliği kırlarında durmuş. Pancarlı tarla yolları, Otu yükselmiş sınırlar, yol kı...